Çileli Yazılım ve Web Teknolojileri

Web Sitenizin Şaftı Kayık Mı?

Web tasarımcılarının bilgisayar başında cinnet geçirme sebeplerinden olan Cross-Browser HTML / CSS yazma gereksinimi, beraberinde aynı tasarımı farklı tarayıcılarda deneme ihtiyacını doğuruyor. Web sayfalarındaki tarayıcıya bağlı şaft kaymaları, kullanıcı taraflı HTML / CSS hatalarından kaynaklandığı gibi, tarayıcıların yorumlama (rendering) farklarından da kaynaklanıyor.

İşte bu noktada BrowserShots adlı site, tasarımcılara web sayfalarını neredeyse bilinen tüm tarayıcılar, işletim sistemleri ve tarayıcıların farklı sürümleri ile test etme imkanı sunuyor. Test işleminin tamamlanmasının 2 dakikadan fazla sürmesi şimdilik bir dezavantaj olarak kabul edilebilir.

browsershots.gif

Ancak yaptığım denemelerde gördüm ki HTML / CSS kodlamanızı IE6 / IE7 / FF3 uyumlu olarak tasarladığınızda, diğer tarayıcılarda genellikle sorun yaşamıyorsunuz. İstisnai durumlarda ise Opera için bir workaround yapmak zorunda kalabilirsiniz.

Beynimi Kontrol Ediyorlar!

Hakkari’de yaşayan Ümran Oyan isimli vatandaş, düşüncelerinin NSA tarafından kontrol edildiğini iddia ediyor. Görüntülerde yaşadıklarını en ince ayrıntısına kadar anlatan Ümran Hanım, sanılanın aksine rol ya da şov yapmıyor. Düşüncelerinin “Onlar” tarafından kontrol edildiği paranoyasına şizofreni hastalarında rastlanıyor. Videoda “Abdestli yatın… Ayetel Kursi okuyun…” diyen amcamı da tebrik ediyorum!

SQLite / MySQL / PostgreSQL

Projenizde hangi veritabanını kullanacağınıza nasıl karar vereceksiniz? En iyi veritabanı hangisidir? “En iyi” izafî bir kavram mıdır? Tarkan değişti mi; numara mı yapıyor? Gelin bu soruların cevabını Yardakçı Doçent Dr. Alter Table‘dan alalım:

“En iyi veritabanı yoktur. Kullanılacağı projenin büyüklüğü, tahmini kayıt sayısı, güvenlik gereksinimleri, üzerinde çalışacağı platform gibi özellikler analiz edildikten sonra ihtiyaca cevap verebileceği düşünülen veritabanı seçilir. Bi’ sigara versene…”

Şimdi bilinen üç veritabanına kısaca göz atalım. MS SQL Server olayına hiç girmiyorum dikkat ettiyseniz…

1. SQLite : Dosya tabanlı bir veritabanı sistemidir. Minimalist yapıdadır. Sunucu gerektirmez, kurulumu yoktur, ortlama performansı diğer ikisine oranla yüksektir. Küçük çaptaki web tabanlı uygulamalar ve özellikle mobil uygulamalar için biçilmiş kaftandır. Kamu Malı (Public Domain) lisansı ile dağıtıldığı için ücretsizdir.

2. MySQL : Ağırlıklı olarak web tabanlı uygulamalarda yaygın olarak kullanılır. Hedef kitlesi “web-driven” uygulama geliştiriciler olan, kullanımı basit, ücretsiz bir DBMS‘tir. Ortalama performans açısından diğer ikisinin arasında bir değere sahiptir. Ancak Sun Microsystems bir süre önce kendisini satın aldığı için uzun vadede daha umut vadeden bir veritabanı sistemi haline gelmiştir.

3. PostgreSQL : Tam kapsamlı bir veritabanı yaratma düşüncesiyle geliştirilmeye başlanmıştır. Stored Procedure, View, Trigger desteğiyle göz yaşartan bir RDBMS‘tir. Büyük ölçekli ve güvenliğin göz ardı edilmemesi gerken sistemlerde tercih edilebilir. Ortalama performansı diğer ikisine göre düşüktür. Açık kaynak ve ücretsizdir. Yahoo! bile bunu kullanır efendim…

Kontör Dolandırıcılığı Engellenemez!

turkcell.jpgSayıları gün geçtikçe artan kontör dolandırıcılığı vakalarını büyük ihtimalle duymuşsunuzdur. Bu tür dolandırma girişimlerini şahsen ben yemem. En azından internete girebilen, blog okuyabilen, dolayısıyla genel kültür seviyesi ortalamanın üzerinde olan sizlerin de yemeyeceğini biliyorum.

Ama dolandırıcıların tuzağına düşen ve yüzlerce kontörü dolandırılaca kaptıranların sayısı gün geçtikçe artıyor. Ben de konuyla ilgili olarak Turkcell Müşteri Hizmetleri‘ne aşağıdaki e-postayı gönderdim.

Self Improvement Is Masturbation

Hayatımda spor salonlarının, vücut geliştirme merkezlerinin önünden bile geçmiş değilim. Hatta bu tür aktiviteleri saçma bulur; bunlarla uğraşanlara içten içe gülerdim. Ta ki yıllar boyunca süre gelen düzensiz, sağlıksız yaşam tarzımın yan etkilerini 30 yaşıma yaklaşmamla beraber hissetmeye başlayıncaya kadar…

Bu gidişata “dur” demem gerekiyordu. Aksi takdirde genç ölecektim ve cesedim pek yakışıklı olmayacaktı. Çevremden de aldığım gazla Maxi GYM Center vücut geliştirme merkezine yazıldım.

İlk gün yaptığım çalışmalarda bünyem Buffer Overflow hatası verdiyse de devam eden süreçte kendimi daha iyi hissetmeye başladım.  Çok sabırlı bir spor uzmanı olan Arif Hoca‘mın da yardımlarıyla daha “edeleli” bir vücuda sahip olmak ve Tyler Durden’ın “self improvement is masturbation but self destruction is the answer” diyen ağzına iki tane çakmak istiyorum.